Pazartesi, Kasım 05, 2012

'zaman kaybından ölüyorsun'

zaman diyorum.
bizi her seferinde doğurup, sonra da öldüren zaman
bebekken annenin şefkatinde boğulan.
şimdi
şimdi sen kalkıp bir can'ı mı öldürüyorsun.
gülüyorum.
sen daha hangi kuşun eti yenir, hangi sokaktan gidilir bilmezsin
bide beni mi bırakıp gideceksin?
evet,
kabul ediyorum.
tutamayacağın sözleri vermek konusunda diğerleriyle adeta yarışıyorsun.
ben sana diyorum ki
'yüzündeki yaşanmamışlara bir bak. nasılda boş çizgilerinin içi'
ama sen bana diyorsun ki.
'yüzüm gözüm martılara aşık'
bütün martılara soruyorum. martılar sana kör.
peki şimdi ne olacak ?
ben daha şimdi atladım düşlerden. dedim ki: söz fazla düşmek yok
ve sakın unutma küçükadam. ben uzun uzun anlatmak yerine,
kısa kısa öldüm. bir kere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder